© Sütçüler'e Ayrıntılı Bir Bakış

DE JA VU KEPEZ

Sn: Rıdvan ERTANIN Yazı Köşesi
‘’  DE JA VU ‘’   KEPEZ

‘’  DE JA VU ‘’   KEPEZ

         Yaşanmışları hatırlamak hatırlatmak  ‘’ DE JA VU’’  dedikleri tekrar yaşamış gibi oluveriyormuş insanlara..:? Toros dağlarının ortasında yer alan ilçemizde kim yakıştırmışsa yakıştırmış: Kuzeyden doğuya uzanan ve maki ile kaplı bir dağ silsilesidir Kepez …Sözlükte anlamı : Yüksek tepe, dağ, dağların oyuk, kuytu yerleri …olarak geçer. İlçemizin rahatlıkla görülebildiği en yakın yer Taşkapı harabelerinin olduğu tarihi doğal seyir teras tepeden  kuşbakışı ilçemize bakarken özellikle iki şey dikkatimi çeker:

         Birincisi: Eski insanlar yerleşim yeri olarak  bugünkünün aksine neden burayı  seçmişler? Yıllardır bu sorunun cevabını hep merak ettim.Ta ki 4 Kasım 1995 deki o sel felaketini yaşadığımız ana kadar. Meğer eski insanlar sel felaketinin olabileceğini bile göz ardı etmeyerek tedbirli davranıp sert zeminli havadar Taşkapı çevresine yerleşmişler..?

        İkinci dikkatimi çeken konu ise :Sel felaketinin oluşması noktasında: Sel felaketinin olduğu gün Kepez den tam 9 ayrı noktadan sel gelmiş ilçeme..?  Düz tarladan ince Meryem’e kadar bu yarıkların izlerini halen görebilmek mümkün..Bakmayın siz o gün Kepezi tanımadan yapılan haberlere: Neymiş efendim Sütçülerde  adını bile bilmedikleri dağın (kepez)  altında mağara patlamış sel basmış ilçeyi? Pes doğrusu!  İşin aslı ise: ilçemin yerleşim yerinin oldukça meyilli olmasının yanı sıra Kepez dağının üzerinin dümdüz olması.? Bu tepedeki geniş düzlüğe düşen şiddetli yağış beraberinde  sele dönüşmüştür..Peki ya ilçemiz meyilli arazide kurulu olmayıp da düz arazide kurulmuş olsa idi : O gün suların yükselmesi ile  felaketin boyutları daha büyük olacaktı belki de?

        Kepez : Sütçüler ilçemle özdeşleşmiş bir duygu bağı sanki… Tıpkı : Nazlı bir gelin gibi yaslanmış Kepezin yamacına Sütçüler…  dizelerimde: olduğu gibi.  Kepez e karşı duygularımızı kimi zaman şiir, mani, türkülerde dile getirmiş. Kimi zaman da efe oyunlarında  kulakları çınlasın Kepez Mehmet in başlattığı gibi Dermenleri yan yatar..yöresel havamızla canlandırmışız.. Yeri gelmiş Kepez: Kendine en yakın olanlara lakap olmuş, turnuva takımlarımıza isim olmuş,Hatta ata mesleğimiz yoğurt, ayran markası bile olmuştur.. Geçmişte Kepez isminde aylık bir de yerel gazetemiz bile çıkmıştı.

       Eskiden her yönü ile üretici bir toplumduk..Mahallemizde hemen hemen her  dam evde sağımlık en az bir inek bulunurdu.Bu inekler mahallemde tan yerinin ağarmasıyla birlikte ortak bir noktada toplanırlardı.Oradan sıra ile komşularca Kepez dağına aylarca kar yağmur altında dahi doğal ortamda  yayılıma sürülürdü.Burada dikkat edilecek tek husus: O mıntıkada tek çoplak su kaynağının bulunduğu Kaklık denilen yere kadar inekleri ulaştırıp dönmekti..Yoksa gün boyu otlamadan geri döner gelirlerdi. Yine yoğun kar yağışı olduğu günlerde  erken dönerlerdi Sırası gelen mal sahibi tarafından hoh hooh..! diye  kepeze sürülen inekler akşam vakti  içgüdüleri ile evlerini gözleyerek kendiliklerinden geri dönerlerdi...Hele birinde  yüzü sakarımızın‘’Malınız ekinimize girmiş’’ diye kuyruk sokumuna kazınıp bağlanmış uyarı notuna  endişelendiğimizi hatırlıyorum.Yine birinde inek sürmeden gelirken ayak altında rastladığım yabani bir zeytin fidanını kökleyip getirmiş dikmiştik dam evimizin önüne.Rahmetli babam da aşılayıp gözü gibi bakmıştı şimdiki  yerini seven ve her yıl veren o alımlı ve evimizin tarifine  ip ucu zeytin ağacımıza

       Bir türlü tamamlanamasa da Çağıllık tan su deposuna kavuşamadan açılan çıkmaz sokak yollarında tırmanan araçlar …eteğinde sağlam zemine kondurulan havadar eşsiz manzaralı yeni evleri...maharlarımızın kaynağı.. Tavşan ve Kekliklerin otağı.. Kepezle ilgili yaşananların hepsi uzun birer hikaye aslında…Kepeze canavar inmiş dediler mi endişeden inekler sürülmezdi birkaç gün… Müşkürüm tutkunlarının bahar da cazibe yeridir Kepez.. Kurbanlıkların en gözdesidir Kepezin malları. Kepezde yetişen  bodur gevrek çalıları bir arka toplayıp fırıncı Paşa’ya satmak günlük cep harçlığıdır kimilerine göre..Bir zaman çağla bile gömülüp dikilse de Çağıllığa: Çıkarıp tarumar etmişler..nafile !

        Ortaokul yıllarımda bir kez fidanlar dikmiştik. Şu an görünen o bazı ağaçlar nasıl kurtarmışsa kendini: Ne yazık ki  koruyamadık çoğu diğerlerini...Ertesi yıl Sağlıkocağı bahçesi ve Harmanucuna dikilen fidanlar ise nasıl da büyüdüler görüyorsunuz işte..?

Seksenli yıllarda Orman işletme Müdürü merhum Burhan Zorlu zamanında da Kepez de en etkin ve son defa ağaç bayramı yapılsa da devamı gelmedi. Peki sormak gerekmez mi neden? Ormanı elbette bekçi değil sevgi korusa da: Ben çocukluğumda hemen her gün dağ da bahçede görüp rastladığım orman muhafaza memurlarına rastlamayalı yıllar oldu ve onları arar oldum. Bugün gelinen  noktada denetimlerde bir sıkıntı hissediyorum.?.

..         Bundan bir asır evvel toprak damlı evler yapılırken öyle çok  kereste harcanmış ki: Düşünsenize yol yok araç yok.? O ağaç gövdelerini uzaktan getirmek mümkün mü? En yakın mesafede Kepezin üzerinde ve yamacında ne kadar katran ardıç çam ağacı varsa hep bunun için  kesilmiş  birer birer sanki..? İhtiyaçtır kesilsin elbet keşke bir taraftan da gençleştirilip korunsaydı ..?  Şu an yemyeşil ormanla kaplı  Kepezin eteğinde bir Sütçüler hayal edin? Hayali bile güzel..! Keşke Kepezi anlattıkça anlayabilsek?

        Yazık ki: Bu zamana kadar Kepeze çok acımasız davranmış  haksızlık yapmışız...Kepez bunun acısını 95 sel felaketinde aldı gibi? bizleri uyarır gibi olmuş sanki..? Acaba o eşsiz tabii orman örtüsü yok olmasa yağışlar düzenli yağar. Kim bilir o talihsiz  sel felaketi acımız oluşmazdı belki de ?

     Şimdilerde mermer ocakları tutkusu  Kepez çevresini kuşatmış durumda. Yapmadığımız bir o kalmıştı. Sevinsek mi üzülsek mi bilemiyorum?

     Varsam çıkmak istesem yine o inek sürdüğümüz kıvrımlı patika yolu bulabilirmiyim? Çoplak suyun olduğu Kaklığa ulaşabilsem? Evimizin balkonundan heyecanla seyrettiğimiz merhum Karabekir in Ramazan topu attığı yeri bulabilsem.. Kıymayıp ürkütmesek çarşıdan görebilsem duyabilsem seslerini yine o kekliklerin.. ’’De ja vu Kepez’’ diyebilirim gerçekten?

     Kıymetini kadrini bilseydik bir kez..

     Ah Kepez vah Kepez!

     Sen razı mısın bilinmez

     Razıdır senden herkez…        

      Sütçüler ilçem  Kepezle var olmuş Bundan sonra da var olacaktır olmalıdır  Yeter ki Kepez e hak ettiği değeri verip kıymetini bilelim

     Çünkü.Sütçüler Kepezle özel Kepez yeşil örtüsü ile bir başka güzel…





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
Sitemizin 611314 ziyaretçisiniz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: Melih // Category: Etkinlikler

Hosgeldiniz
www.yesilsutculer.tr.gg sitemize bugüne kadar 208668 ziyaretçi ulasmıstır umarız daha iyi olabiliriz, Biz sütcüler daha iyi tanıtıyoruz, çünkü bizim sitemizin muhabirlerimiz sizlersiniz, Biz daha iyisi olana kadar en iyisi biziz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: admin // Category: Etkinlikler

Geleneksel 22. Dut ve Pekmez Şenlikleri bu yıl 9-10 Temmuz 2010 tarihlerinde ilçemizde düzenlenecektir.Tüm halkımız davetlidir.

20.SÜTCÜLER DUT VE PEKMEZ FESTİVALİ | http://www.yesilsutculer.tr.gg

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler.

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler

Sütcüler;, Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler: -Yıva (Bavlu), 1478-1501 tahrir kayıtlarında nahiye (zeamet), 1522 ve 1568 tahrir kayıtlarında kaza, Katip Çelebi'nin Cihannümasında ise kaza olarak görülmektedir. Bavulu şekline dönüşen isim, Cumhuriyet döneminde 1962 yılına kadar sürmüş, bu tarihte yerleşime dağ-dağlık anlamına gelen Cebel ismi verilmiştir. 1938 yılında, belde halkının büyük şehirlerde sütçülük yapmaları üzerine ismi Sütçüler olarak değiştirilmiş ve Eğirdir'e bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü verilmiştir. * Adada Antik Kent ( Sağrak Köyü Zengi Mevkii),Kocaköy (PEDNELİSSOS) Kesme Kasabası,Mağara (Aşağı yaylabel Köyü civarı),Kurşunlu Harabeleri (Kasımlar-Karadutlar Mevkii),Seferağa Camii (Sütçüler Merkez),Asar Kalesi Kalıntıları (Hacıaliler Köyü Çağıllıpınar Mevkii),Sığırlık Kalesi Kalıntıları (Yeşilyurt Köyü),Sur Kalıntıları (Sütçüler Merkez Taşkapı Mevkii),Kitabe (Belen Mahallesi),Mağara ve Sarnıçlar (Beydilli Köyü) Su Yolu Kalıntıları (Gürleyik-Tota-Zengi arası), Melikler Kalesi (Melikler Köyü Bahçe Mevkii),Mağara (Karadağ),İnsuyu-Yeraltı Suyu (Bekirağalar Köyü),Mağara (Selimler Sarıtaş Köyü),Şeyh Muslihittin Türbesi (Şeyhler Türbesi),Yazılıkaya Kanyonu, (Sütçüler-Çandır arası),Karacaören Barajı (Çandır Köyü),Küçüksu Alabalık Tesisi (Yeşilyurt Köyü),İçmeler (Kasımlar yolu Tota Mevkii),Köprüçay Kanyonu (Kasımlar-Manavgat arası) Sütçüler Dut Pekmezi festivali her yıl Temmuz ayı içerisinde yapılmaktadır. .

Sütcüler yazısı, Sütcüler ile ilgili, Sütcüler tezi

Isparta ilinin güneyinde bulunan Sütçüler ilçesi, çok daglık, arazinin egim degerleri yüksek ve ormanlık bir alandır. Arazinin bu yapısı nüfus ve yerlesmeyi sekillendirmis, yörede az nüfuslu küçük köy ve bu köylere baglı mahallelerin olusumuna ortam hazırlamıstır. Bir köy merkezine baglı bulunan mahalleler, bazen sadece birkaç ailenin yasadıgı üç bes ev ve eklentisinden meydana gelmekte, bazen de baglı oldugu köyden daha fazla nüfusa sahip olabilmektedir. Bu kır yerlesmelerinde tarım, hayvancılık, balıkçılık, arıcılık, orman isçiligi gibi ekonomik faaliyetler sürdürülmektedir. Ancak bu kır yerlesmelerinin dagınık, az nüfuslu ve ekonomik gelir düzeyinin çok düsük olmasından dolayı, Sütçüler kırsalından, basta Isparta sehrine olmak üzere göç olayı yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yerlesme, Dagınık yerlesme, Mahalle,Tarım, Hayvancılık.

ABSTRACT Sütçüler district located in Southern Isparta is an area which is very mountainous, high slopes values of the lands and woodland. This structure of the land shaped the settlement, and it created an environment to exist a less populated villages and district attached to the villages. The districts attached a village centre some time take place three or five houses where a few family are living in. However, sometimes it might have much population than the village that it is attached. Economic activities of this rural settlement carried out in these fields such as, fishing, cattleman, occupation of mountain, beekeeping. Because of being less populated and very low standard of living in these rural settlements, peoples migrate from rural settlement of Sütçüler to Isparta City. Low standard of transportation makes the education, health services difficult. Key Words; Settlement, scattered settlement, district, agriculture, animal husbandry.

  • SÜTÇÜLER’İN BASLICA COGRAFİ ÖZELLİKLERİ
  • KIR YERLESMELERİNİN BASLICA ÖZELLİKLERİ
  • Sütçüler’de Köylerin Rakım Degerleri

Sütçüler ilçesi, Isparta ilinin güneyinde yer almaktadır. Dogusunda Konya iline baglı Beysehir ve Derebucak, kuzey ve kuzeybatısında Egirdir ilçesi, güneyinde Antalya iline baglı Serik ve Manavgat ilçeleri, batısında Burdur ilinin Bucak ilçesi ile çevrilidir (Sekil-1). Yaklasık 128.800 hektar alanı ile Isparta ilinin, hemen hemen % 14’ünü içerirr. Kapladıgı alan itibarıyla Isparta’nın büyük ilçelerinden birisidir. Arazisinin denizden yüksekligi, 250 ile 2500 m arasında degismektedir. Batı Torosların güneybatı, kuzeydogu ve güneydogu dogrultusunda sıkısarak birbiri içine girmesinden meydana gelen üçgen içinde yer alması nedeniyle, Sütçüler’in tamamı daglık bir alan içerisinde bulunmaktadır. İçinde bulundugu fiziki ortamın sonucu topografik yapısı kısa mesafeler içinde degisen, engebeli alanların genis yer kapladıgı Sütçüler’de düz arazi çok azdır. İlçe’de düzlükler genelde plato görünümündedir ve dagların yüksek yerlerinde bulunmaktadır. Sütçüler’de arazinin topografik yapısı ve bitki örtüsü, nüfus ve yerlesmeyi de etkilemistir. Alanının büyüklügünün aksine, Sütçüler az nüfuslu bir ilçedir.