© Sütçüler'e Ayrıntılı Bir Bakış

Isparta Halk Giyimi

Isparta Halk Giyimi

A) Çocukların Giyimi: Erkek ve kız bebeklere doğumdan önce beşik takımı ile birlikte şapka, önlük, temizlik bezi, çorap, yelek, bez, iç çamaşırı, patik vb. hazırlanır. İlk bebeğin bütün giyimlerini kadının annesi karşılar. Bunların çoğunu ya kız çeyizinde getirir ya da doğumdan önce kadının annesi kızı ile birlikte hazırlar. Böyle olunca bebeğin cinsiyetine bağlı bir renk ayrımı da düşünülmemiştir. Doğumdan sonra kızlar için kırmızı, pembe; erkekler için yeşil, mavi; her ikisi için de beyaz ve sarı renkler tercih edilir.
  
Bebek geleneksel şekilde kundaklanır. Kundak, beyaz patiskadan yapılıp kenarları işlenir. Kundaklama bebeğin tüm vücudu sarılacak şekilde yapılır. Bebek büyüdükçe kol altından itibaren yarım kundak yapanlar da vardır. Kundaktan ayrılan bebeğe cinsiyet ayrımı gözetmeksizin pantolon-kazak, pijama-kazak, entari-gömlek-paçalı don, tulum vb. giydirilir. Bebeğe nazar değmesin düşüncesiyle çocuklarına güzel giysiler giydirmeyen ailelere rastlanır. Bebeklikten itibaren çocuklukta kullanılan takılar iki ayrı fonksiyonu birden yüklenmişlerdir: Nazardan koruma ve süsleme. Bebeklere takılanlar çoğunlukla; çatal iğne, ucunda altın, mavi boncuk, muska; kolda mavi boncuktan dizilmiş bilezik vb.dir. Kız çocuklarının hemen hemen hepsinin kulağında altın küpe bulunur. Renkli taşlardan yapılmış bilezik veya altın kolye de çocuk süslemelerinde kullanılır. Çocuğun yaşı ilerledikçe cinsiyete göre giyim tercihi yapılır. Okul çağına doğru kız çocuklarına etek, elbise veya etek-gömlek giydirilip saçına toka veya kırmızı kurdele bağlanır. Bebeklikten çocukluğa kadar kız ve erkek çocukların giyimindeki bir fark da şapkalarda ortaya çıkar. Kız çocuğa kenarları işlemeli bebe şapkası dikilirken erkek çocuğa ise düz işlemeli ponponlu bere yapılır. Kız çocuğu büyüdükçe başına yazma takılmaya başlanır. Ancak ilçe merkezlerinde bu durum pek görülmez.

Erkek çocuğa sünnet düğünü yapılacağında sünnet takımı alınır. Belli bir renk tercihi olmamakla birlikte, en çok beyaz renkli takım alınır. Çocuğun günlük giysileri satın alınır veya ailede dikiş bilen birisi varsa onun tarafından dikilir. Özellikle bebekler için ara bezi dikmek yaygındır.

B) Gençlerin Giyim Kuşam ve Süslenmeleri: Yörede, eskiden üç etek, şalvar, taş dondu, çetali giyen genç kızlar günümüzde; günlük işlerde kolay ve rahatlığı bakımından şalvar, buluz, etek ve gömlek gibi giyecekleri giyerler. Giyilen elbiselerin rengi yöreler arasında pek fark etmez. İslâmî bilgi ve şuuru fazla olan genç kızların üzerinde değişik renkte pardösülerin giyildiği ve çarşaf kullananların olduğu görülür. Genç kızların baş örtüsü olarak kullandığı yazma daha çok açık ve beyaz renktedir. Bu yazmaların kenarları oyalıdır. Genç erkekler ise önceden şalvar, İngiliz pantolonu, yakasız mintan, cepken, ceket, kasket ve ayaklarına da çarık veya lastik ayakkabı giyerlermiş. Bugün ise genç delikanlılar, daha çok kot veya kadife pantolon, gömlek, kazak, spor veya kösele ayakkabıyı tercih etmektedir. Bekar ile evli olanı birbirinden ayırt eden tek şey alyanstır. Yörede gümüş yüzük kullanmak yaygındır.

Giysilerin renkleri ve kumaşların kalınlıkları mevsimlere göre değişir. Kişin koyu renkler ve kalın kumaşlar tercih edilir. Gençlerin giysilerinin büyük bir kısmı satın alınır. Şalvar ise evde dikilir. Gece giysisi olarak pijama, gecelik veya her iki cins için de kadife vb. kumaşlardan eşofman tercih edilir.

Ş.Karaağaç İlçesi'nde nişanlı kızların kına ve gelin giysileri halen canlılığını devam ettirmektedir. Bölgede nişanlanmış, henüz kınası yakılmamış kızlar "Morlu Takım" giyerler. Morlu takımda, mor çizgili üç etek entari giyilir. Entarinin ön etekleri yanlarda ve arkada toplanır.Altına kadife veya pazenden çatal don/şalvar giyilir. Kadife genelde zenginlik ifadesidir. İç giyim olarak işlemeli göynek, onun üzerine de içlik giyilir. Üstüne siyah kadifeden, içi kırmızı renkli keten veya pamuklu kumaştan astarlı "mintan/salta" giyilir. Siyah kadife mintanın önü, arkası, kol üstleri simetrik olarak sim, kordonet ve ibrişimle işlenmiştir. Alttan giyilmiş olan morlu entarinin kol ağızları, siyah mintan üzerine, dışa doğru kıvrılarak mor rengin görülmesi sağlanır. Morlu takımda, başa yemeni örtülür. Etekleri toplanan üç etek entarinin önüne yine mor renkli, enine, geniş çubuklu peştemal (bir tür önlük), bele gelen kısmına arasından uçkur geçirilerek bağlanır.

Gelin kıza gelin hamamında içe göynek ve çatal don/şalvar giydirilir. Ancak göyneğin etekleri şalvarın içine konur. Göynek üzerine sarı beyaz simle işlemeli işlik giyilir. Bu giyimde de en üstte siyah kadifeden üzeri sim işlemeli, içi kırmızı astarlı, kollu, bölgede "Mintan" denilen "Salta" giyilir. Morlu giyimde kol ağzından mor renk görülürken, kınalı kız giysisinde mintanın kolları kıvrılarak içteki kırmızı renk gösterilir. Şalvarın üzerine püsküllü koca kuşak dolanır. Bunun üzerine uçkur bağlanarak hem kuşağın düşmesi engellenir ve hem de bir süs olur. Kınalı kız giyiminde ayrıca iki çevre kullanılır. Bunlardan kenarları pullu, oyalı, biraz büyükçe olanı üçgen şeklinde katlanarak omuza alınır. Diğeri ise boyuna bağlanır. Bu çevreler kızın kınalı olduğunu belirtmek içindir. Saçına kına yakılan kızın başına oğlan evi para basar. Yıkandıktan sonra başı tülbentle sıkıca bağlanır. Üzerine altın çekisi bağlanır. Onun üzerine "Taka"da kullanılacak olan renkli, çubuklu ipek poşu bağlanır. Uçlar arkada serbest bırakılır. Yüze ipekli, pulu örtü örtülür. Bu, gelin kıza uygulanan bir törendir.


"Taka", bir gelin giysisi olmakla beraber oğlan evinden gelin alıcı olarak gelenler, yeni evli (30-35 yaşlarında) kadınlar ve gelinin arkadaşları kızlar da giyebilir. Bölgede taka saten gibi ipekten veya kadifeden yapılmış önden açık düz bir elbisedir. Taka giysisinin içine beyaz ketenden, elde işlemeli, oyalı gömlek, pazen ya da kadifeden yapılmış şalvar giyilir. Gömleğin üzerine içlik, en üste ise kırmızı renkli ipek saten, içi astarlı dış (gelin) giysisi; taka, giyilir. Giysinin düz durması için bele etrafı püsküllü koca kumaş sarılır. Onun üzerine de işlemeli uçkur bağlanır.

Taka giysisi ile giyilen gelin başlığında bütün bölgelerimizde olduğu gibi önce başa çuhadan yapılmış fes giyilir, buradaki fes ayrı bir özellik gösterir. Fesin üzerinde gümüş bir tepelik ile bunun kenarına tutturulmuş, bölgede "Koza" denilen yine gümüşten yapılmış küçük bir silindir vardır. Bu koza içine saça benzetmek amacıyla yün, orlon veya kordonetten yapılmış olan siyah renkli, sağlık, uç kısmından yerleştirilerek tutturulmuştur. Bu bir yerde at kuyruğunu andırır. Fesin üzerine çeki, öteki adı ile "Başaltını" bağlanır. Başaltını kıza oğlan evinden gönderilmiş, ekonomik duruma göre sık sık, balık pulu gibi dikilmiş bir kaç sıra altın dizisidir. Bu başaltını üzerine renkli çubuklu, kınalı kız giyiminde olduğu gibi ince bir kumaştan örtü bağlanır, uçları arkadan sarkıtılır. Bu ipek örtüye "Krep" veya "Poşu" denir. Bu çubuklu poşu ile birlikte çeşitli renklerde örtüler bağlanır. İpek poşu ve çeşitli renklerdeki örtüler üzerine altın çekisinin "başaltını" üst kısmına, "boncuk çekisi" bağlanır. Boncuk çekisi, ekonomik duruma göre inci ya da beyaz mavi boncuklardan örülmüştür. Yan taraflarına zincir sarkıtlar tutturulmuş, uçlarına altınlar dizilmiştir. Başaltının üst kısmına yerleştirilen bu boncuk çekisinin üzerine yine gümüşten yapılan uçlarında altınlar bulunan baş askısı konur. Baş askısı ile baş süslemesi tamamlanır. Bunların hepsinin üzerine pullarla süslü ipekli al duvak örtülür.

C) Kadın Giyimi: İl merkezinde kadınların giyimleri genellikle etek, bluz, gömlek, kazak vb. giyeceklerden oluşur. Köylerde ise kadın giysilerinin diş giyiminde çeşitli farklılıklar görülür. Kadınlar, başlarına "şal" veya "baş örtüsü" denilen bir örtü örterler. Bunların rengi beyaz, siyah, açık renk, ekose desenli ve sarıya yakın renklerden oluşur. Baş örtülmeden önce saçların örüldüğü görülür. Örülen saçların arasına kurdeleler bağlanıp, tutturulur. Ayrıca 3-4 toka ile saçı tutturanlar da vardır. Başa örtülen yemeniler çeşitli iğne oyası veya boncuklarla kenarları dikilir. Oyasız yazma örtenler de görülür.

 

Genç gelinler ve orta yaştaki kadınlar, etek, bluz, don ve şalvar, mevsime göre gömlek, kazak, hırka vb. giyerler. Eteklerin boyu ayak bileklerine kadar uzun ve bol olması tercih edilmektedir. Yaşlı kadınlar kazak, kazağın altına belden pileli veya büzgülü etekler ve "don" adını verdikleri paçaları büzgüsüz pijama giyerler. Yaşlılar daha ziyade ağır renkleri tercih ederler. Etek ve pijamanın kumaşları ise mevsime göre pazen veya basma olabilir. Etek düz kumaştan yapılabilmekte; ama, donda genellikle küçük çiçek desenli kumaşlara rağbet edilmektedir. Eteğin üzerine önlük takanlar da vardır. Sırta giyilen kazak ve hırkalar yün ipten ve çeşitli modellerden örülür. Hırkalara dört veya beş düğme dikilir.

Yaşlı kadınların büyük bir kısmı ayaklarına kışın mes ve mes lastiği, yazın ise renkli naylon ayakkabı veya siyah lastik ayakkabı giyerler. Bağ, bahçe ve hayvancılıkla uğraşan kadınların çoğu "koca don" denilen şalvar giyerler. Boya ve arzu edilen bolluğa göre değişmekle beraber genelde şalvar 3,5 - 4 m. kumaştan çıkmaktadır. Ağ kısmı dize kadar inmektedir. Desen giyecek kişinin zevkine göre seçilir. Daha çok çiçekli ve kir götürmesi sebebiyle koyu renkler tercih edilir. Kadınlar, başlarının üzerinden bellerine kadar gelecek şekilde, ortalama 45x150 cm ebadında, "şal", “koca örtü” veya "baş örtüsü" denilen bir örtü örterler.

Kadınlar, süs eşyası olarak altın kolyeler, yüzükler, bilezikler ve küpeler kullanırlar. Saat kullanmak köylerde yaygın değildir. Diğer yerlerde kadınların saat kullandıkları görülür.

 

İbadet kıyafetleri günlük kıyafetlerden farklı değildir.

Kadın, erkek ve çocuk çorapları hazır satın alınmakla birlikte yünden ve kıldan örüldüğü de görülür. Beyaz ve siyah renklerle, kısa ve uzun boylarda çeşitli motifler kullanarak "mil" denilen şişlerle çoraplar örülür. Motifler genellikle çiçek ve gül işlemelidir. Çorap yapımında kullanılan ip koyun yününün veya keçi kilinin kirmenle eğrilmesi sonucunda elde edilir.

D) Erkek Giyimi: Erkekler eskiden şalvar, üstüne hakim yaka gömlek ve ceket, ayağa lastik ayakkabı giyerler, başlarına püsküllü veya püskülsüz fes, üzerine beyaz veya yeşil olmak üzere sarık sararlarmış. Günümüzde ise erkekler kot veya kumaş pantolon, gömlek, kazak, süveter, ceket, hırka vb.ini giymekte, isteğe bağlı olarak şapka kullanmaktadırlar. Şapka kullanılması köylerde daha çok yaygındır. Şapka giymeyenler takkeye benzeyen elde örme renkli şapkalar giyerler. Kışın yaşlı erkekler ayaklarına mes ve mes lastiği giyerler, bellerine kuşak sararlar. Ceketlerin altına "delme" denilen yelek giyilip, yeleklerin cebine halen köstek saat takanlar görülür. Gençlerde spor ve deri ayakkabı kullanımı yaygındır. Ayrıca saat, altın künye ve yüzük çeşitlerini de kullanırlar. Gece kıyafeti olarak çizgili veya sade pijamalar ile değişik renklerde eşofman giyilir.

Erkeğin ibadet kıyafeti günlük kıyafetten tek farkı namaz kılarken başına giydiği, çoğunlukla hazır olan dantelden yapılmış takkedir.

E) Gelin-Güvey ve Yakınlarının Giyimleri: Nişan gününde nişanlı kız sevdiği renkte bir tuvalet, erkek ise takım elbise veya pantolon, gömlek, kazak giyer. Düğünde ise güvey, berberde saç ve sakal tıraşını olmuş, gelin ise kuaförde saçını ve makyajını yaptırmıştır. Gelin, isterse başını türbanla örtmektedir.

Eskiden nişan ve düğünde gelin kıyafeti üç etek, şalvar, taş dondu, bindallıdan oluşur, gelinin başına "hotoz" denilen başlık giyilir, saçlar on iki adet örgülü, örgüler tellerle örülmüş ve uçlarına altınlar takılırmış. Bunların üzerine ise "al pullu" dedikleri al tülün üzerine pullarla ve simle işlemeli örtü ve duvak örtülürmüş. Kayınpeder, şalvar, cepken, gömlek ve ceket; kaynana, basmadan dikilmiş etek, üzerine hırka giyer önüne önlük takarmış. Güvey, pantolon, ceket, yelek, mintan giyer, ayağına yün çorap ve kunduralar giyermiş. Sağdıç ise şalvar üzerine yakasız gömlek cepken ve ceket giyermiş. Kaynananın kıyafetinde görüldüğü üzere önlük evli kadının sembolüdür. Günümüzde ise önlük sadece yaşlı kadınların bir kısmı tarafından iş yapılırken kullanılmaktadır.

Günümüzde gelin beyaz gelinliği giyer ve belinde kırmızı kuşak ve elinde de "al" denilen şaldan ve ipekliden kırmızı renkte kumaş parçası vardır. Nişanda olduğu gibi gelinin saçı ve makyajı yaptırılır. Güvey ise takım elbise giyinir.

Mavi gözlü insanlardan gelecek nazar tehlikesini önlemek amacıyla mavi boncuğun kullanılmasında olduğu gibi gelinin hayatında önemli bir safhaya geçiş yapıldığını simgeleyen "al" kırmızı kurdele ve kumaş, alkarısına karşı koruyucu bir tedbir olarak gelin giysilerinde yer almaktadır.

F) Giysilerin Yıkanması ve Korunması: Yörede kasaba merkezlerine kadar çamaşır makinasının kullanımı yaygınlaşırken köylerde çeşme başlarında, avlu içindeki çeşmelerde, göl kenarı köylerde ise göl suyu ile çamaşır yıkanmaktadır. Önceden elbiseler kille veya Arap sabunu ile yıkanırken günümüzde deterjanla yıkanmaktadır.

Kadınlar eskiden giysilerin kirlenmemesi amacıyla bellerine önlük takarlarmış; ancak, günümüzde ekseriyetle yaşlı kadınlar bunu yapmaktadırlar. Genç kız ve kadınlar bulaşık yıkarken önlük kullanmaya özen gösterirler.

Mevsimlik giyilen kazaklar giysi dolaplarında saklanırken kullanılmayan kazaklar, pantolonlar vb. sandıklarda, kanepe ve koltuk altlarındaki gözlerde saklanır. Güve vb.den korumak için naftalin ya da rendelenmiş yeşil sabun bu yerlere serpilir.






Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: aslı, 23.12.2009, 13:08 (UTC):
ben size cocuk gelinlikleri acin diom siz gidip osmanlı devrindeki gelinlikleri acıyorsunu bu nasil iş yahu siz böyle calişmakla para kazanamazsınız ben ya

Yorumu gönderen: poppinqq, 20.06.2009, 19:24 (UTC):
off yah sidğmz zqibi yok ama saoln



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
Sitemizin 611559 ziyaretçisiniz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: Melih // Category: Etkinlikler

Hosgeldiniz
www.yesilsutculer.tr.gg sitemize bugüne kadar 208668 ziyaretçi ulasmıstır umarız daha iyi olabiliriz, Biz sütcüler daha iyi tanıtıyoruz, çünkü bizim sitemizin muhabirlerimiz sizlersiniz, Biz daha iyisi olana kadar en iyisi biziz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: admin // Category: Etkinlikler

Geleneksel 22. Dut ve Pekmez Şenlikleri bu yıl 9-10 Temmuz 2010 tarihlerinde ilçemizde düzenlenecektir.Tüm halkımız davetlidir.

20.SÜTCÜLER DUT VE PEKMEZ FESTİVALİ | http://www.yesilsutculer.tr.gg

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler.

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler

Sütcüler;, Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler: -Yıva (Bavlu), 1478-1501 tahrir kayıtlarında nahiye (zeamet), 1522 ve 1568 tahrir kayıtlarında kaza, Katip Çelebi'nin Cihannümasında ise kaza olarak görülmektedir. Bavulu şekline dönüşen isim, Cumhuriyet döneminde 1962 yılına kadar sürmüş, bu tarihte yerleşime dağ-dağlık anlamına gelen Cebel ismi verilmiştir. 1938 yılında, belde halkının büyük şehirlerde sütçülük yapmaları üzerine ismi Sütçüler olarak değiştirilmiş ve Eğirdir'e bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü verilmiştir. * Adada Antik Kent ( Sağrak Köyü Zengi Mevkii),Kocaköy (PEDNELİSSOS) Kesme Kasabası,Mağara (Aşağı yaylabel Köyü civarı),Kurşunlu Harabeleri (Kasımlar-Karadutlar Mevkii),Seferağa Camii (Sütçüler Merkez),Asar Kalesi Kalıntıları (Hacıaliler Köyü Çağıllıpınar Mevkii),Sığırlık Kalesi Kalıntıları (Yeşilyurt Köyü),Sur Kalıntıları (Sütçüler Merkez Taşkapı Mevkii),Kitabe (Belen Mahallesi),Mağara ve Sarnıçlar (Beydilli Köyü) Su Yolu Kalıntıları (Gürleyik-Tota-Zengi arası), Melikler Kalesi (Melikler Köyü Bahçe Mevkii),Mağara (Karadağ),İnsuyu-Yeraltı Suyu (Bekirağalar Köyü),Mağara (Selimler Sarıtaş Köyü),Şeyh Muslihittin Türbesi (Şeyhler Türbesi),Yazılıkaya Kanyonu, (Sütçüler-Çandır arası),Karacaören Barajı (Çandır Köyü),Küçüksu Alabalık Tesisi (Yeşilyurt Köyü),İçmeler (Kasımlar yolu Tota Mevkii),Köprüçay Kanyonu (Kasımlar-Manavgat arası) Sütçüler Dut Pekmezi festivali her yıl Temmuz ayı içerisinde yapılmaktadır. .

Sütcüler yazısı, Sütcüler ile ilgili, Sütcüler tezi

Isparta ilinin güneyinde bulunan Sütçüler ilçesi, çok daglık, arazinin egim degerleri yüksek ve ormanlık bir alandır. Arazinin bu yapısı nüfus ve yerlesmeyi sekillendirmis, yörede az nüfuslu küçük köy ve bu köylere baglı mahallelerin olusumuna ortam hazırlamıstır. Bir köy merkezine baglı bulunan mahalleler, bazen sadece birkaç ailenin yasadıgı üç bes ev ve eklentisinden meydana gelmekte, bazen de baglı oldugu köyden daha fazla nüfusa sahip olabilmektedir. Bu kır yerlesmelerinde tarım, hayvancılık, balıkçılık, arıcılık, orman isçiligi gibi ekonomik faaliyetler sürdürülmektedir. Ancak bu kır yerlesmelerinin dagınık, az nüfuslu ve ekonomik gelir düzeyinin çok düsük olmasından dolayı, Sütçüler kırsalından, basta Isparta sehrine olmak üzere göç olayı yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yerlesme, Dagınık yerlesme, Mahalle,Tarım, Hayvancılık.

ABSTRACT Sütçüler district located in Southern Isparta is an area which is very mountainous, high slopes values of the lands and woodland. This structure of the land shaped the settlement, and it created an environment to exist a less populated villages and district attached to the villages. The districts attached a village centre some time take place three or five houses where a few family are living in. However, sometimes it might have much population than the village that it is attached. Economic activities of this rural settlement carried out in these fields such as, fishing, cattleman, occupation of mountain, beekeeping. Because of being less populated and very low standard of living in these rural settlements, peoples migrate from rural settlement of Sütçüler to Isparta City. Low standard of transportation makes the education, health services difficult. Key Words; Settlement, scattered settlement, district, agriculture, animal husbandry.

  • SÜTÇÜLER’İN BASLICA COGRAFİ ÖZELLİKLERİ
  • KIR YERLESMELERİNİN BASLICA ÖZELLİKLERİ
  • Sütçüler’de Köylerin Rakım Degerleri

Sütçüler ilçesi, Isparta ilinin güneyinde yer almaktadır. Dogusunda Konya iline baglı Beysehir ve Derebucak, kuzey ve kuzeybatısında Egirdir ilçesi, güneyinde Antalya iline baglı Serik ve Manavgat ilçeleri, batısında Burdur ilinin Bucak ilçesi ile çevrilidir (Sekil-1). Yaklasık 128.800 hektar alanı ile Isparta ilinin, hemen hemen % 14’ünü içerirr. Kapladıgı alan itibarıyla Isparta’nın büyük ilçelerinden birisidir. Arazisinin denizden yüksekligi, 250 ile 2500 m arasında degismektedir. Batı Torosların güneybatı, kuzeydogu ve güneydogu dogrultusunda sıkısarak birbiri içine girmesinden meydana gelen üçgen içinde yer alması nedeniyle, Sütçüler’in tamamı daglık bir alan içerisinde bulunmaktadır. İçinde bulundugu fiziki ortamın sonucu topografik yapısı kısa mesafeler içinde degisen, engebeli alanların genis yer kapladıgı Sütçüler’de düz arazi çok azdır. İlçe’de düzlükler genelde plato görünümündedir ve dagların yüksek yerlerinde bulunmaktadır. Sütçüler’de arazinin topografik yapısı ve bitki örtüsü, nüfus ve yerlesmeyi de etkilemistir. Alanının büyüklügünün aksine, Sütçüler az nüfuslu bir ilçedir.