© Sütçüler'e Ayrıntılı Bir Bakış

YAŞAM KÜLTÜRÜMÜZÜN KAYBOLAN DEĞERLERİ

YAŞAM  KÜLTÜRÜMÜZÜN KAYBOLAN DEĞERLERİ

                                       (Anılar yaşatır bizi)

1-DAMBAŞLAR ambaşın ilçemiz kültüründe ayrı bir yeri ve önemi vardır.Dambaş sözcüğü dam dan türemiş ve dam’ın üstü anlamını taşır.Dam kelimesi aslında mahpus mahpusane ile eş anlamlıdır. İlçemizde iki farklı anlamda kullanılmıştır.Orta yaş üzerindekilerimiz  ilçe merkezindeki terminal meydanının köşesinde 80 li yıllarda yıkılan 3 katlı ahşap hükümet konağı binasının ahmetağalardan  kiralandığını hatırlarlar.ve en alt katının da mapushaneden ziyade ağmadağanın damı diye olarak telafuz edilirdi.…

    Yine dam sözcüğü bir de kışlık toprak evlerimize denmiş olup bu toprak evlerin  yoğun bulunduğu yere de damarası merkezine de köyiçi denilmiştir. Yazlık bahçeler ile kışlık dam trafiği arasında gidip gelmelerde karşılaştıkça: –Ben dama gidiğiyrin –Damdan geliyiğrin Dama mı vardın? ..ifadeleri kullanılırdı.

    Dam evlerin malzemesi tamamen doğadan temin edilir hünerli usta ellerin tasarımı ile bütünleşir ve eskilerdeki o şaheser evlerimiz ortaya çıkar..Tarif ederken -daaağaa..şu dambaşlı ev bizim ..diye tarif edilirdi.Ben  doğduğumdan önce yıkılıp yerine yapılan şimdiki evimizin yerindeki dam evimizi hatırlamam..Dambaşlı evimiz olmasa da çocukluğum hep mahalledeki dam evlerle iç içe  geçti diyebilirim. Bitişik nizam 2 ailenin rahatlıkla  oturabildiği Bayram damı ve Muhtar damı konum itibari ile en hareketli ve dikkat çeken iri yapılardı.. Dambaşlı  evlerimiz tasarım dehası itibari ile dışarının aksine içerisi kışın  ılık yazın ise serin olması  özelliği ile  günümüzün aksine sağlıklı idi.Gerektiğinde çift  açılımlı tak tak zili duyar duymaz tek çek çat açılımlı  büyük avlu

kapısı, üzerlerine asma ağdırılmış siperlerinde kedilerin hiç eksik olmadığı sundurmaları, anbarları,ahırları,samanlıkları,gapaltıları,oymaları,şahnesi,davlumbazı,musanderesi, ,demirparmaklı  solukcamlı,ışık pencereleri ,ocakbaşları. Oda duvara mandallı kapılı gömme banyoları ile,Yüklükleri, Dambaşları, kefkeden bacaları ve yuvgataşları ve onun aşina sesleri ile… mazi olup gittiler. Güneye bakan geniş salonları umum buluşmalara sahne olduğu gibi,kalabalığa göre ve yağışlı günlerde bu buluşmaların alternatifi gapaltılardı.Gapaltılar aynı zamanda mahalle  çocuklarının yağışlı havalarda oyun yerleri idi.Çocuk sesleri gün boyunca hiç eksik olmaz mahalleler bu seslerle şenlenir kimse de bu gürültülerden rahatsız olmazlardı.Susayan çocuklar su istekleri  pişen ekmek kokusuna  canı çekenler anında fark edilir –mah deyip istekleri geri çevrilmezdi.

       Çocukluk bu ya bağlasan yerinde duramazlar tabiriyle.Dambaşlara çıkarlar orada kimi usluca kim tepinirek muzipliklerine devam etseler de yine sıkıntı olmazdı.Bu demektir ki insanlarımız hem daha engin hoşgörülü hem de o günkü binaların sağlamlığına olan güvendi.Tek endişe çocuklara bir şey olmaması yönünde olup.Büyükler sürekli akoğlum akyingem,afferimüle..okşayıcı sözlerle başlayıp düşüğüvrüsün,uca varman yavaş…diye uyarır  bu sayede eğitilen çocuklarda  hizmette kusur ve  kazalar nadir olurdu.Hareketlilik,doğal beslenmeler bağışıklığı kuvvetlendirir, beraberinde mutlu yaşamda eklenince.. Bugüne göre hastalanmalar daha az olurdu.

    Geniş görüş alanlı havadar dambaşların düz alanları  Çocukların dar günlerinde zımzırlak gaymak gibi tabirleri ile  özellikle misket (bilye) oyunlarının olmazsa olmazlarıydı.Evimizin balkonuna bitişik hizada komşumuz alagaların dambaş sanki evimizin bir parçasıydı.Yüzbaşıların Atike nine,Araphasanların köğlügocanamız.. …(* bknz gocana ?) devamlı müdavimlerindendi.Kışın güneşli havalarda canları sıkıldıkça bu dambaşa gelirlerdi. Her ikisini de çok severdik.Altlarına şiltelerini serip kefke bacaya eğrilmiş sırtlarını yaslayıp saatlerce otururlar sohbet ederler etrafı ve yoldan gelen geçeni seyrederek güneşlenirlerdi.Sonra da  ‘’-variğin gidiğin gağri.galın sağlığıla..bize de  buyurun gelin..’’.diyerek ayrılırlardı.

    Dambaşlar aynı zamanda kışa hazırlık yiyeceklerin serilip kurutulduğu yanında yaygı çul halı kilim çırpılıp havalandırıldığı da  bir yerdi.Sahibi oturur başını beklerdi.Üstelik elinde kirman eğer  yün çorap örer..boş durmazdı.

    Dambaşlar sağlamlığı yanında çok amaçlı ortak kullanım alanları idi. İnaltından Mustafa Tuz ve Aşağımağarbaşı yolu üzerinde Şahmemedlerin dambaşta  düğünlerin olduğunu  çalınıp oynandığını hatırlarım.Yine Terzi Mustafa’nın nişanı muhtarların damının sufasında olmuştu.

    En rağbet oyunlardan saklambaç oyununda dambaşlı evler en çok tercih edilen siperlerdi.Genelde sufa da halı dokuyan dam ev sakinleri Tadı çıkasıya oynanan oyunların  heyecanına ortak olurlardı..Çelik çomak oyunlarında çeliği dambaşa çıkartmak meziyeti:En az 50 -100  adım sayı yapmak demekti..Dambaşlardan ne zaman kar kürünmeye başlasa, yardım bahanesiyle dambaşa çıkan çocuklar  bir kardan adam konduruverirlerdi.Gün boyunca etraftan hüzünle eriyişlerini seyrederdik.

    Yazın sıcak gecelerinde komşumuz Ağmadaga ve yukarımahalleden akranım Gaznelinin Durmuş’un dambaşlarda yattıklarını da duyardık.Duyardık diyorum gece vakti yatağı dambaşa ne çıkarırlarken ne de gün aydınlanmadan içeri alırken gören olmazmış..? Dambaş da gökyüzündeki yıldızlara bakarak serince uyumanın ayrı bir keyif verdiğini ballandırarak kendileri anlatırlardı..

      Dambaşlı evlerimiz zaman içerisinde kimi terk edilip bakımsızlıktan kimileride değişime uğrayıp yıkılarak yerine beton ve taş binalara bıraktı.Sayıları şu an en fazla 2 elin parmakları sayısınca kalmış  var olmaya karşı direniyorlar. Başta çarşı merkezde Dervişlerin ve eski Sağlık Ocağı yanında Ömer çavuş damları olmak üzere..: Orjinalliği bozulmamış her biri ata yadigarı tarihi miras bu evler kesinlikle korunmalı ve restore edilerek sosyal amaçlı kullanılmak üzere  turizme kazandırılmalı.

      Çünkü dambaşlı evler bizim geçmişteki yaşam kültürümüzün bir parçası sadece..Anılar yaşatır bizi…

     *Gocana: Eskiden bitişik komşu.(saygınlığı  ile  hatırlayabildiğim 2 gocanam vardı bizim. Biri hallağların ağşa gocanam bağ diğeri dam bitişik komşumuz sarımmetlerden gelmiş köğlü gocanam

  2- BEKLEME’LER : Tek sefer ulaşım aracının olduğu günlerde,seyahate çıkan yolcuların inip bindikleri, hava şartlarına göre sığınıp korundukları bekleme yeri. Sütçüler - Isparta ana karayolu güzergahında ana yola cephe  iki tanedir.Biri Boğazköy de Zengi deresi köprüsü üç yol kavşağında, Hacıahmetler  sapağında,Diğeri ise Taşlıkır da yine  üç yol kavşağı Kuzca-Kasımlar yolu sapağındadır.

        Köylüler tarafından hayır ve imece usulü tamamen doğadaki malzemelerden yapılmış  doğa ile bütünleşen,tek odalı sade küçük ev kelif görünümlü taş ve ağaç işçiliğinin en basit ve ilgi çekici eserlerindendir. Boğazköy deki 1995 sel felaketinde yıkılmış ve yok olmuştur.

         Gelişen teknolojiyle paralel,özel araçların çoğalmasıyla birlikte ulaşım şartlarının kolaylaşması : Şimdilerde tek kalan bekleme de kaybolur mu bilinmez.Bilinen o ki artık BEKLEME yerlerini şehir merkezinden sökülüp getirilen tarihi özellikten ve orjinallikten uzak,atıl, aşınmış, yıpranmış, miadı dolmuş,daha basit hazır  otobüs durakları almaya başladı bile..




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
Sitemizin 618701 ziyaretçisiniz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: Melih // Category: Etkinlikler

Hosgeldiniz
www.yesilsutculer.tr.gg sitemize bugüne kadar 208668 ziyaretçi ulasmıstır umarız daha iyi olabiliriz, Biz sütcüler daha iyi tanıtıyoruz, çünkü bizim sitemizin muhabirlerimiz sizlersiniz, Biz daha iyisi olana kadar en iyisi biziz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: admin // Category: Etkinlikler

Geleneksel 22. Dut ve Pekmez Şenlikleri bu yıl 9-10 Temmuz 2010 tarihlerinde ilçemizde düzenlenecektir.Tüm halkımız davetlidir.

20.SÜTCÜLER DUT VE PEKMEZ FESTİVALİ | http://www.yesilsutculer.tr.gg

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler.

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler

Sütcüler;, Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler: -Yıva (Bavlu), 1478-1501 tahrir kayıtlarında nahiye (zeamet), 1522 ve 1568 tahrir kayıtlarında kaza, Katip Çelebi'nin Cihannümasında ise kaza olarak görülmektedir. Bavulu şekline dönüşen isim, Cumhuriyet döneminde 1962 yılına kadar sürmüş, bu tarihte yerleşime dağ-dağlık anlamına gelen Cebel ismi verilmiştir. 1938 yılında, belde halkının büyük şehirlerde sütçülük yapmaları üzerine ismi Sütçüler olarak değiştirilmiş ve Eğirdir'e bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü verilmiştir. * Adada Antik Kent ( Sağrak Köyü Zengi Mevkii),Kocaköy (PEDNELİSSOS) Kesme Kasabası,Mağara (Aşağı yaylabel Köyü civarı),Kurşunlu Harabeleri (Kasımlar-Karadutlar Mevkii),Seferağa Camii (Sütçüler Merkez),Asar Kalesi Kalıntıları (Hacıaliler Köyü Çağıllıpınar Mevkii),Sığırlık Kalesi Kalıntıları (Yeşilyurt Köyü),Sur Kalıntıları (Sütçüler Merkez Taşkapı Mevkii),Kitabe (Belen Mahallesi),Mağara ve Sarnıçlar (Beydilli Köyü) Su Yolu Kalıntıları (Gürleyik-Tota-Zengi arası), Melikler Kalesi (Melikler Köyü Bahçe Mevkii),Mağara (Karadağ),İnsuyu-Yeraltı Suyu (Bekirağalar Köyü),Mağara (Selimler Sarıtaş Köyü),Şeyh Muslihittin Türbesi (Şeyhler Türbesi),Yazılıkaya Kanyonu, (Sütçüler-Çandır arası),Karacaören Barajı (Çandır Köyü),Küçüksu Alabalık Tesisi (Yeşilyurt Köyü),İçmeler (Kasımlar yolu Tota Mevkii),Köprüçay Kanyonu (Kasımlar-Manavgat arası) Sütçüler Dut Pekmezi festivali her yıl Temmuz ayı içerisinde yapılmaktadır. .

Sütcüler yazısı, Sütcüler ile ilgili, Sütcüler tezi

Isparta ilinin güneyinde bulunan Sütçüler ilçesi, çok daglık, arazinin egim degerleri yüksek ve ormanlık bir alandır. Arazinin bu yapısı nüfus ve yerlesmeyi sekillendirmis, yörede az nüfuslu küçük köy ve bu köylere baglı mahallelerin olusumuna ortam hazırlamıstır. Bir köy merkezine baglı bulunan mahalleler, bazen sadece birkaç ailenin yasadıgı üç bes ev ve eklentisinden meydana gelmekte, bazen de baglı oldugu köyden daha fazla nüfusa sahip olabilmektedir. Bu kır yerlesmelerinde tarım, hayvancılık, balıkçılık, arıcılık, orman isçiligi gibi ekonomik faaliyetler sürdürülmektedir. Ancak bu kır yerlesmelerinin dagınık, az nüfuslu ve ekonomik gelir düzeyinin çok düsük olmasından dolayı, Sütçüler kırsalından, basta Isparta sehrine olmak üzere göç olayı yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yerlesme, Dagınık yerlesme, Mahalle,Tarım, Hayvancılık.

ABSTRACT Sütçüler district located in Southern Isparta is an area which is very mountainous, high slopes values of the lands and woodland. This structure of the land shaped the settlement, and it created an environment to exist a less populated villages and district attached to the villages. The districts attached a village centre some time take place three or five houses where a few family are living in. However, sometimes it might have much population than the village that it is attached. Economic activities of this rural settlement carried out in these fields such as, fishing, cattleman, occupation of mountain, beekeeping. Because of being less populated and very low standard of living in these rural settlements, peoples migrate from rural settlement of Sütçüler to Isparta City. Low standard of transportation makes the education, health services difficult. Key Words; Settlement, scattered settlement, district, agriculture, animal husbandry.

  • SÜTÇÜLER’İN BASLICA COGRAFİ ÖZELLİKLERİ
  • KIR YERLESMELERİNİN BASLICA ÖZELLİKLERİ
  • Sütçüler’de Köylerin Rakım Degerleri

Sütçüler ilçesi, Isparta ilinin güneyinde yer almaktadır. Dogusunda Konya iline baglı Beysehir ve Derebucak, kuzey ve kuzeybatısında Egirdir ilçesi, güneyinde Antalya iline baglı Serik ve Manavgat ilçeleri, batısında Burdur ilinin Bucak ilçesi ile çevrilidir (Sekil-1). Yaklasık 128.800 hektar alanı ile Isparta ilinin, hemen hemen % 14’ünü içerirr. Kapladıgı alan itibarıyla Isparta’nın büyük ilçelerinden birisidir. Arazisinin denizden yüksekligi, 250 ile 2500 m arasında degismektedir. Batı Torosların güneybatı, kuzeydogu ve güneydogu dogrultusunda sıkısarak birbiri içine girmesinden meydana gelen üçgen içinde yer alması nedeniyle, Sütçüler’in tamamı daglık bir alan içerisinde bulunmaktadır. İçinde bulundugu fiziki ortamın sonucu topografik yapısı kısa mesafeler içinde degisen, engebeli alanların genis yer kapladıgı Sütçüler’de düz arazi çok azdır. İlçe’de düzlükler genelde plato görünümündedir ve dagların yüksek yerlerinde bulunmaktadır. Sütçüler’de arazinin topografik yapısı ve bitki örtüsü, nüfus ve yerlesmeyi de etkilemistir. Alanının büyüklügünün aksine, Sütçüler az nüfuslu bir ilçedir.