© Sütçüler'e Ayrıntılı Bir Bakış

135.Güller ve göller yöresi Isparta

 Güller ve göller yöresi Isparta
Türkiye Tabiatı Koruma Derneği ve Süleyman Demirel Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Göller Kongresi”nde, “Suyun Mavi Gözü” adlı bir bildiri sunmak üzere gittiğim Isparta’da; turizmin farklı ve alternatif altyapısına tanık oldum. Çözümsüzlük üreten yerel yönetimler bir yana, giderek yok olan yeraltı sularının ve göllerin yakarışını duydum. Binlerce yıldır yağmalanan Anadolu uygarlıklarının, hala ayakta kalan ve eşsiz turizm potansiyeli olan kalıntılarının değerini yeni anladığımızın farkına vardım...

Yalnızca 3 aya sıkıştırılan “Deniz, kum ve güneş” olarak sunulan klasik turizm anlayışının yerine; çevreci bir ruhla başlatılan, 4 mevsim tüm alternatif turizm potansiyelinin, profesyonel bir iş ve yaşam biçimine dönüşmesinin örneklerini sergileyen “Güller ve Göller Yöresi Isparta”, bu anlamda da ülkemiz kalkınmasında öncülük etmenin haklı gururunu yaşıyor...

Antik çağlara kadar uzanan binlerce yıllık tarihe ve henüz antik çağın küf kokusu kaybolmamış eserlere, otantik Türk kültür ve folklorik özelliklere, büyüleyici doğal güzelliklere, zengin bitki ve hayvan türlerine sahip olan Isparta; ülkemizin İç Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürekli gelişen önemli bir turizm kentimizdir.

Güller ve Göller şehri olan Isparta, elma ve kirazın yanı sıra, gül yetiştiriciliği ve gülyağı üretiminde, dünyanın en önemli endüstri merkezidir(dünya üretiminin %66’sı). Şehirde sanayi dumanı ve zehirli gazlar değil, gül kokusu bulunmaktadır. Isparta ve çevresi; kayak, yüzme, doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü, dağcılık, mağaracılık, avcılık, binicilik, bisiklet, sörf, foto safari, kültür ve tarih turizminin bulunduğu ender yerlerimizdendir.

Isparta’da insanlar, gül alırlar ve gül satarlar. Pembe gülü gül ile tartarlar. Bahçeler, çarşı pazar güldür, gül... Ender bir doğaya ve coğrafyaya sahip olan Isparta, dağlarla göllerin ve güllerle güzellerin buluştuğu, tarihle kültürün barıştığı, dostluğun ve konukseverliğin hat safhaya ulaştığı yaşanası ender yerlerimizdendir... Başta Eğirdir olmak üzere, Gölcük, Kovada ve öteki göller, buraya gelenleri hayran bırakmaktadır. Bölgenin en önemli kayak merkezi olan Davraz, Dedegöl ve Barla Dağları, kış turizmi ve kayak tutkunları için eşsiz bir yerdir. Yazılı Kanyon Doğa Parkı ve Kızıldağ Milli Parkı keşfedilecek güzellikler sunar. Yerli ve yabancı turistlerin buluşma yeri Yalvaç Pisidia Antik Kenti ve Sütçüler Adada Harabesi, tarihin sizinle konuştuğu yerlerdir. Müzelerde sergilenen tarihi eserler, Anadolu uygarlığının zengin mirası olarak korunuyor. Öte yandan yörenin folkloru, gelenek ve görenekleri, el sanatları, türküleri, bitki örtüsü, iklimi ve kültürel zenginliği de oldukça renklidir. Anadolu turizminin yeni cazibe merkezi olan Isparta ve çevresi, Antalya’ya olan yakınlığının yanı sıra; hava, kara ve tren yoluyla ulaşım kolaylığı, bölgeye gelecekler için bir başka kolaylık sunuyor. Her tür bütçeye uygun konaklama yerleri ve lokantaların bulunduğu Isparta’nın en büyük gelir kaynağı ise, öğrenci ve askerlerdir. Modern tarım ve planlı kentleşmenin mimarının, Ispartalı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olduğu söyleniyor. Kentin her yanında, Demirel’in heykeli ve izi bulunmaktadır.

Bölgenin en önemli endüstri merkezi ve bir “Gül Müzesi” özelliğinde olan ve istihdamın dengelenmesine katkıda bulunan “Gülbürlik” Tesisleri’ni gezerken; “Gül ve Gülsuyu”nun tarihte, sağlıkta ve gelenekteki yerini anlatan bir eser gözüme takıldı. Yazarı: Prof. Dr. Ayten Altıntaş. Güzel kokunun peşinde koşan tanrılar, hanlar, krallar, sultanlar, prensesler ve herkes; gül’ün cazibesi ve büyülü gizimi karşısında, hep diz çökmüşlerdir... Tarihte sağlık, aşk ve güzellikle birlikte anılır gül... Akat Kralı Sargon, Konfüçyus, Herodot, Midas, Afrodit ve Venüs, Nefertiti ve Kleopatra, Tanrıça İstar, Zerdüşt, Hekim Zekeriya Razi, İbni Sina, İbni Baytar, Şah Cihan, Saba Melikesi ve Hz. Süleyman, Neron, Kutsal Şaman Ana, Kabe’nin Baş İmamı, Fatih Sultan Mehmet, Yunus, Mevlana, Damat İbrahim, Şair Nedim, Ispartalı Gülcü İsmail Efendi’yi ve nice sevdalıları baştan çıkaran ve onlara şifa olan “GÜL”; bir eserde, bu kadar güzel ve belgesel olarak anlatılabilir ancak. Şiir, şarkı ve türkülere esin kaynağı olan gül ve gülyağı, Isparta ve çevresinde geçim ve yaşam kaynağı olarak üretiliyor. Hem de en modern tesislerde, kolektif ruhla ve kooperatifçilik anlayışıyla... Bölgeye gelen turistlerin aldıkları hediyelik eşyaların başında, hiç kuşkusuz gülden yapılan sağlık, güzellik ve öteki kozmatik ürünler bulunmaktadır.

Isparta halısı ile tanınmış olsa da, aslında güller ve göller, halının fesini dağa fırlatmış... Isparta’nın fesi ve nesi varsa, 1919’dan sonra Kuvayı Milliye direnişleriyle değişmiş... Bölgeyi işgale gelen İtalyan birliklerini, bazı hilafet yanlısı işbirlikçi hoca takımına karşın; bu kutsal topraklara sokmamış Ispartalı yurtsever direnişçiler... Isparta halkı; 6 Mart 1930’da Isparta’ya gelen Gazi Hazretleri Atatürk’e, Eğirdir Gölü’nde bulunan ve tapu kaydında 7 dönüm olarak belirtilen “Yeşil Ada” olarak bilinen “Can Ada”yı armağan ettiler ve tapusunu da kendisine verdiler. ( 7 Mart 1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki bu resimli haberin altında, Tapu Senedi de bulunmaktadır.) Atatürk, 1 Şubat 1933’de, bu adayı Atatürk Orman Çiftliği’ne bağışlamıştır. Şimdi ise burası, yeni yapılan bir yol ile kara bağlantısı sağlanmış ve yarımada özelliği kazanmıştır. Bu yol dolgusu nedeniyle, Eğirdir Gölü’ndeki su akımı önlenmiş ve gölde kirlilikler başlamıştır. Bölgenin içme suyu gereksinimini de karşılayan Eğirdir Gölü’ndeki bu tehlikeli boyutlara ulaşan dip kirlenme sonucu, kerevit ve balık başta olmak üzere, gölde yaşayan tüm canlılar yaşam savaşı vermekteler... Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü, Isparta Valiliği ve Eğirdir Kaymakamlığının yanı sıra, çevreci sivil toplum örgütlerinin girişimleri sonucu, göl çevresinde yapılan yasadışı binalar, yer yer yıkılsa da; Eğirdir Gölü can çekişiyor. Eğer önlem alınmaz ise, Eğirdir Gölü içinde bulunan Yeşil Ada’daki lokantalarda, akşam yemeğinde kerevitli balık yerken, ne gün batımını ne de suyun yedi rengini seyretme olanağı bulamayacağız... Eskiden bir nostalji olarak çalışan ve çelik köprü üzerinde ilerleyen buharlı tren yolu hattı da işlemiyor artık... Uzaktan yanık yanık gelen asker türkülerine, şimdilerde “komando” marşları karışmakta... Kaybolan el sanatlarının yanı sıra, unutulmaya yüz tutan düğün ve öteki geleneklere ek olarak; bölgeyi yurt edinmiş Alevi Tahtacı Türkmenlerin ve konar göçer Yörük Aşiretlerin de giderek geleneklerini yitirmesi, bir başka tehlike olarak gündemimize oturuyor...

Isparta Göller Yöresi’nde can çekişen 44 göl gibi, Eğirdir’de de; solan gül ve gölün yedi rengine bakan “Suyun Mavi Gözü” ağlıyor...  







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
Sitemizin 599644 ziyaretçisiniz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: Melih // Category: Etkinlikler

Hosgeldiniz
www.yesilsutculer.tr.gg sitemize bugüne kadar 208668 ziyaretçi ulasmıstır umarız daha iyi olabiliriz, Biz sütcüler daha iyi tanıtıyoruz, çünkü bizim sitemizin muhabirlerimiz sizlersiniz, Biz daha iyisi olana kadar en iyisi biziz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: admin // Category: Etkinlikler

Geleneksel 22. Dut ve Pekmez Şenlikleri bu yıl 9-10 Temmuz 2010 tarihlerinde ilçemizde düzenlenecektir.Tüm halkımız davetlidir.

20.SÜTCÜLER DUT VE PEKMEZ FESTİVALİ | http://www.yesilsutculer.tr.gg

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler.

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler

Sütcüler;, Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler: -Yıva (Bavlu), 1478-1501 tahrir kayıtlarında nahiye (zeamet), 1522 ve 1568 tahrir kayıtlarında kaza, Katip Çelebi'nin Cihannümasında ise kaza olarak görülmektedir. Bavulu şekline dönüşen isim, Cumhuriyet döneminde 1962 yılına kadar sürmüş, bu tarihte yerleşime dağ-dağlık anlamına gelen Cebel ismi verilmiştir. 1938 yılında, belde halkının büyük şehirlerde sütçülük yapmaları üzerine ismi Sütçüler olarak değiştirilmiş ve Eğirdir'e bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü verilmiştir. * Adada Antik Kent ( Sağrak Köyü Zengi Mevkii),Kocaköy (PEDNELİSSOS) Kesme Kasabası,Mağara (Aşağı yaylabel Köyü civarı),Kurşunlu Harabeleri (Kasımlar-Karadutlar Mevkii),Seferağa Camii (Sütçüler Merkez),Asar Kalesi Kalıntıları (Hacıaliler Köyü Çağıllıpınar Mevkii),Sığırlık Kalesi Kalıntıları (Yeşilyurt Köyü),Sur Kalıntıları (Sütçüler Merkez Taşkapı Mevkii),Kitabe (Belen Mahallesi),Mağara ve Sarnıçlar (Beydilli Köyü) Su Yolu Kalıntıları (Gürleyik-Tota-Zengi arası), Melikler Kalesi (Melikler Köyü Bahçe Mevkii),Mağara (Karadağ),İnsuyu-Yeraltı Suyu (Bekirağalar Köyü),Mağara (Selimler Sarıtaş Köyü),Şeyh Muslihittin Türbesi (Şeyhler Türbesi),Yazılıkaya Kanyonu, (Sütçüler-Çandır arası),Karacaören Barajı (Çandır Köyü),Küçüksu Alabalık Tesisi (Yeşilyurt Köyü),İçmeler (Kasımlar yolu Tota Mevkii),Köprüçay Kanyonu (Kasımlar-Manavgat arası) Sütçüler Dut Pekmezi festivali her yıl Temmuz ayı içerisinde yapılmaktadır. .

Sütcüler yazısı, Sütcüler ile ilgili, Sütcüler tezi

Isparta ilinin güneyinde bulunan Sütçüler ilçesi, çok daglık, arazinin egim degerleri yüksek ve ormanlık bir alandır. Arazinin bu yapısı nüfus ve yerlesmeyi sekillendirmis, yörede az nüfuslu küçük köy ve bu köylere baglı mahallelerin olusumuna ortam hazırlamıstır. Bir köy merkezine baglı bulunan mahalleler, bazen sadece birkaç ailenin yasadıgı üç bes ev ve eklentisinden meydana gelmekte, bazen de baglı oldugu köyden daha fazla nüfusa sahip olabilmektedir. Bu kır yerlesmelerinde tarım, hayvancılık, balıkçılık, arıcılık, orman isçiligi gibi ekonomik faaliyetler sürdürülmektedir. Ancak bu kır yerlesmelerinin dagınık, az nüfuslu ve ekonomik gelir düzeyinin çok düsük olmasından dolayı, Sütçüler kırsalından, basta Isparta sehrine olmak üzere göç olayı yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yerlesme, Dagınık yerlesme, Mahalle,Tarım, Hayvancılık.

ABSTRACT Sütçüler district located in Southern Isparta is an area which is very mountainous, high slopes values of the lands and woodland. This structure of the land shaped the settlement, and it created an environment to exist a less populated villages and district attached to the villages. The districts attached a village centre some time take place three or five houses where a few family are living in. However, sometimes it might have much population than the village that it is attached. Economic activities of this rural settlement carried out in these fields such as, fishing, cattleman, occupation of mountain, beekeeping. Because of being less populated and very low standard of living in these rural settlements, peoples migrate from rural settlement of Sütçüler to Isparta City. Low standard of transportation makes the education, health services difficult. Key Words; Settlement, scattered settlement, district, agriculture, animal husbandry.

  • SÜTÇÜLER’İN BASLICA COGRAFİ ÖZELLİKLERİ
  • KIR YERLESMELERİNİN BASLICA ÖZELLİKLERİ
  • Sütçüler’de Köylerin Rakım Degerleri

Sütçüler ilçesi, Isparta ilinin güneyinde yer almaktadır. Dogusunda Konya iline baglı Beysehir ve Derebucak, kuzey ve kuzeybatısında Egirdir ilçesi, güneyinde Antalya iline baglı Serik ve Manavgat ilçeleri, batısında Burdur ilinin Bucak ilçesi ile çevrilidir (Sekil-1). Yaklasık 128.800 hektar alanı ile Isparta ilinin, hemen hemen % 14’ünü içerirr. Kapladıgı alan itibarıyla Isparta’nın büyük ilçelerinden birisidir. Arazisinin denizden yüksekligi, 250 ile 2500 m arasında degismektedir. Batı Torosların güneybatı, kuzeydogu ve güneydogu dogrultusunda sıkısarak birbiri içine girmesinden meydana gelen üçgen içinde yer alması nedeniyle, Sütçüler’in tamamı daglık bir alan içerisinde bulunmaktadır. İçinde bulundugu fiziki ortamın sonucu topografik yapısı kısa mesafeler içinde degisen, engebeli alanların genis yer kapladıgı Sütçüler’de düz arazi çok azdır. İlçe’de düzlükler genelde plato görünümündedir ve dagların yüksek yerlerinde bulunmaktadır. Sütçüler’de arazinin topografik yapısı ve bitki örtüsü, nüfus ve yerlesmeyi de etkilemistir. Alanının büyüklügünün aksine, Sütçüler az nüfuslu bir ilçedir.