© Sütçüler'e Ayrıntılı Bir Bakış

GIYMATLI EŞYA

Sn: Rıdvan ERTANIN Yazı Köşesi
GIYMATLI EŞYA 


 

GIYMATLI EŞYA

''Eskilere rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı'' deseler de madalyonun öbür yüzü bana göre bunun tam tersi.Eskileri anlattıkça eskiler eskilerde kalsa da  özlem duyuyoruz.Zaten bu hikayeler değilmidir bize eskileri aktaran? '' kıssadan hisse'' dersler veren? Hep hikayelerden anlamıyormuyuz eskilerin bir başka güzel olduğunu? Tıpkı bugün yaşadıklarımızında geleckete bir başka güzel hatırlanacağı gibi.Önemli olan elimizdeki değerlerin kıymetini kaybetmeden anlamak
     Her şeyden önemlisi eskiler üretkenmiş.O zamanki insanlarımız pazar ihtiyacı görmezlermiş.''Sakla samanı gelir zamanı''  misali her şeyi bollukta hazırlarlar saklarlar yeri geldikçe kullanırlarmış.Küçükler büyüklerin küçülenleri ile idare ederler.Hiçbir israf olmadan gül gibi kanaatkar geçinip giderlermiş.Şimdilerde tam tersi.Tüketici ve israfçı olduk.
     Merhum kayınvalidemden dinlemiştim.Mahalledeki İstanbullu komşularına çocuklarından birinin önlüğünü diktirmeye gider.Oturur bir müddet hoş sohbet ederler.Sıkılarak -Bayz çocuğun önlüğü vardı şunu bi diküğüvrümisiyz? der..Dikiş makinesi sahibi komşu,kırıcı bir şekilde -Ben öğnük falan dikemem,git nerde diktirirsen diktir kusura bakma...der.Kayınvalidem neye uğradığını anlayamayarak gittiğine dediğine pişman ağlamaklı bir şekilde üzgün eve döner.Öğleyin memur kocası kayınpederimin gelmesini dörtgözle bekler.
    Merhum kayınpederim gelince Kayınvalidem yalvarırcasına -Beyefendi neğolrsun yarından tezi yok bu eve bir dikiş makinası alcaksın elini ayağını öpeyim..Kocası şaşkın olanlardan habarsız.-İyi söylüyosunda hanımefendi ne ile alacağı? baksana ancak idare ediyoruz.Bu kadar çocuk ne yer ne içer,hem nerden çıktı şimdi bu anlamıyorum? Kayınvalidem olanları anlatır..Bir yastığa baş koyduğu can parçası hiçbirşeyini sakınmadığı eşinin üzülmesine dayanamaz ve kararını verir.
   -Tamam hanımefendi derhal şehre ısmarlıyorum yarından tezi yok makine yakında evinde endişen olmasın sen bunun için üzülme...der. -Peki kim kullanacak bunu sen mi? -Hayır Allah ömür versin gız evlatlarım maharetli ve meraklıdır.Çabıcak öğrenirler...der
     Ismarlanan makina bir kaç gün sonra meşhur hamal Karataş'ın sırtında -Aman bi yanına bişey olmasın -Yavaş -Dikkat et..yalvarışları ile eve gelir.Eve gelişiyle evde bayram yelleri eser.Meraklı bakışlar,dokunuşlar..
Hayırlı olsuna gelen komşular..
 
 
  O gün, bugün,çalışırken kulağa hoş gelen, kendine özgü sesiyle,evin tüm dikiş ihtiyaçlarını gören makine: Hangi komşunun bir işi olmuşssa geri çevirmemiş. Karşılığında kiminin çamsakızı çoban armağanı hediye kiminin duaları..
  Köğiçinde bir gece çıkan o koca yangın alevleri ortalığı sarınca evden ilk indirilip kaçırılan eşya bu dikiş makinası olmuş.
  Bu dikiş makinası şimdi bir odada terkedilmiş atıl vaziyette duruyor.
  Bizimde bir dikiş makinamız vardı.Evimizin karşısında İstanbulda sütçülük yapan Çetinkayaların evi boştu.Yıl 1962.İlk defa bu evde biçki dikiş kursu açılmıştı.Giresunlu bir hocanım eşi Ortaokulda ağabeyimin Fizik Hocası Halil Akkaya. Küçük ablam da bu kursa yazıldı.Büyük ablam kız meslek lisesinde okuyordu. Ablam hem evde halı dokuyor, hem de bu kursa gidiyordu.Merhum babam -Öğrenirsen sana dikiş makinası alıvercem'' diye onu teşvik ediyordu.
    Bir gün ablam kurstan ağlamaklı bir şekilde üzgün geldi eve. -Hayır ben yapmadım ben bozmadım ..diyordu.Anlaşıldıki kursta iki makinadan birisi bozulmuştu.Müdire hanım çok kızmış suçu ablama yüklemişlerdi. Merhum babam -Bozulabilir kızım Allah yapısı değilya kul yapısı ne ise zararı ödeyelim der.
    Dikiş makinası deyip geçmeyin. O zaman kıymetli.Sanat altın bilezik.Tamirinden anlayan yok.Makine çalışmayınca kurs çalışmalarıda aksayacak.Günlerce ilçede bu dikiş makinasının nasıl bozulduğu,kimin bozduğu konuşuldu.
    Nihayet dikiş makinası ilçenin tek posta otobüsüne yüklendi tamir olup akşam geri geldi.
 Biçki dikiş kursuda kaldığı yerden devam etti.
    Devam etti etmesinede..Lakin o günden sonra kimse ya yine bozulursa? korkusuyla eskisi gibi kolayca başına geçip oturamadı..
    Hani  ne derler? ''Mal canın yongası''
    Çok geçmeden ablamın kazandığı halı parasının üstünü denkleştirip o zamanlar gelinlik her genç kızın rüyası 'Dikiş makinesini'' aldı evimize.
    İlk açıldığı yıllarda dikiş nakış kursu olayları yanında,gidenleri ile sene sonu sergisiyle ilçe halkından oldukça ilgi görüyordu.Bir keresinde başlarında hocanımları olduğu halde topluca Kadirali nin sinemasına gelmişler.Gündüz seansında,Sadri Alışık ve Fatma Girik in Menekşe Gözler filmini izlemişlerdi.Kursta başarılı olan gelinlik kızlar konuşulur,kursa gidip gelirken görücüye çıkan  gelinlik kızlara, erken ve iyi kısmetler çıkardı.Yıl sonunda dutlarımıza ben düştüğü vakit açılan segi heyecanı şimdikilerden çok daha farklı olurdu.Günler öncesinden sergi hazırlıkları başlar.Serginin açılacağı gün kalabalık halk ilden gelecek ve açılışı yapacak  Vali yi büyük bir merak ve heyecanla beklerdi.Sergiyi gezen hemen herkes ertesi gün tekrar gezerdi.Sergide el emeği göz nuru hünerleri başında kendi becerdiği giysisi ile manken gibi göz kamaştıran gelinlik kızlarımıza buradada kısmetleri çıkardı.Hatta bir keresinde buradaki birine talip olan bir öğretmen,talip olduğu bayanın evli olduğunu duyunca çok mahçup olur. Bu  olaydan sonra evlilerin kursa rağbeti kalkmıştır.
   Eskiler mallarına çok değer verirler kullanmasınıda iyi becerirlermiş doğrusu
    Öyle deği mi?
    İşte dün evimizin bulunmaz hintgumaşı,bugünlerde sıradan bir eşyası DİKİŞMAKİNASININ anılarda kalan bir  öyküsü.
    Bir başka yaşanmış öyküde buluşmak üzere..
                                                                                                Rıdvan  ERTAN




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
Sitemizin 605663 ziyaretçisiniz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: Melih // Category: Etkinlikler

Hosgeldiniz
www.yesilsutculer.tr.gg sitemize bugüne kadar 208668 ziyaretçi ulasmıstır umarız daha iyi olabiliriz, Biz sütcüler daha iyi tanıtıyoruz, çünkü bizim sitemizin muhabirlerimiz sizlersiniz, Biz daha iyisi olana kadar en iyisi biziz.

www.yesilsutculer.tr.gg

Author: admin // Category: Etkinlikler

Geleneksel 22. Dut ve Pekmez Şenlikleri bu yıl 9-10 Temmuz 2010 tarihlerinde ilçemizde düzenlenecektir.Tüm halkımız davetlidir.

20.SÜTCÜLER DUT VE PEKMEZ FESTİVALİ | http://www.yesilsutculer.tr.gg

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler.

Yeni yaptıgımız tasarım umarız hosunuza gitmiştir, daha iyi olmak için calısıyoruz. iyi seyirler

Sütcüler;, Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler

Sütcüler llçemize ait Özellikler- Tarihi ve Turistik Değerler: -Yıva (Bavlu), 1478-1501 tahrir kayıtlarında nahiye (zeamet), 1522 ve 1568 tahrir kayıtlarında kaza, Katip Çelebi'nin Cihannümasında ise kaza olarak görülmektedir. Bavulu şekline dönüşen isim, Cumhuriyet döneminde 1962 yılına kadar sürmüş, bu tarihte yerleşime dağ-dağlık anlamına gelen Cebel ismi verilmiştir. 1938 yılında, belde halkının büyük şehirlerde sütçülük yapmaları üzerine ismi Sütçüler olarak değiştirilmiş ve Eğirdir'e bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü verilmiştir. * Adada Antik Kent ( Sağrak Köyü Zengi Mevkii),Kocaköy (PEDNELİSSOS) Kesme Kasabası,Mağara (Aşağı yaylabel Köyü civarı),Kurşunlu Harabeleri (Kasımlar-Karadutlar Mevkii),Seferağa Camii (Sütçüler Merkez),Asar Kalesi Kalıntıları (Hacıaliler Köyü Çağıllıpınar Mevkii),Sığırlık Kalesi Kalıntıları (Yeşilyurt Köyü),Sur Kalıntıları (Sütçüler Merkez Taşkapı Mevkii),Kitabe (Belen Mahallesi),Mağara ve Sarnıçlar (Beydilli Köyü) Su Yolu Kalıntıları (Gürleyik-Tota-Zengi arası), Melikler Kalesi (Melikler Köyü Bahçe Mevkii),Mağara (Karadağ),İnsuyu-Yeraltı Suyu (Bekirağalar Köyü),Mağara (Selimler Sarıtaş Köyü),Şeyh Muslihittin Türbesi (Şeyhler Türbesi),Yazılıkaya Kanyonu, (Sütçüler-Çandır arası),Karacaören Barajı (Çandır Köyü),Küçüksu Alabalık Tesisi (Yeşilyurt Köyü),İçmeler (Kasımlar yolu Tota Mevkii),Köprüçay Kanyonu (Kasımlar-Manavgat arası) Sütçüler Dut Pekmezi festivali her yıl Temmuz ayı içerisinde yapılmaktadır. .

Sütcüler yazısı, Sütcüler ile ilgili, Sütcüler tezi

Isparta ilinin güneyinde bulunan Sütçüler ilçesi, çok daglık, arazinin egim degerleri yüksek ve ormanlık bir alandır. Arazinin bu yapısı nüfus ve yerlesmeyi sekillendirmis, yörede az nüfuslu küçük köy ve bu köylere baglı mahallelerin olusumuna ortam hazırlamıstır. Bir köy merkezine baglı bulunan mahalleler, bazen sadece birkaç ailenin yasadıgı üç bes ev ve eklentisinden meydana gelmekte, bazen de baglı oldugu köyden daha fazla nüfusa sahip olabilmektedir. Bu kır yerlesmelerinde tarım, hayvancılık, balıkçılık, arıcılık, orman isçiligi gibi ekonomik faaliyetler sürdürülmektedir. Ancak bu kır yerlesmelerinin dagınık, az nüfuslu ve ekonomik gelir düzeyinin çok düsük olmasından dolayı, Sütçüler kırsalından, basta Isparta sehrine olmak üzere göç olayı yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yerlesme, Dagınık yerlesme, Mahalle,Tarım, Hayvancılık.

ABSTRACT Sütçüler district located in Southern Isparta is an area which is very mountainous, high slopes values of the lands and woodland. This structure of the land shaped the settlement, and it created an environment to exist a less populated villages and district attached to the villages. The districts attached a village centre some time take place three or five houses where a few family are living in. However, sometimes it might have much population than the village that it is attached. Economic activities of this rural settlement carried out in these fields such as, fishing, cattleman, occupation of mountain, beekeeping. Because of being less populated and very low standard of living in these rural settlements, peoples migrate from rural settlement of Sütçüler to Isparta City. Low standard of transportation makes the education, health services difficult. Key Words; Settlement, scattered settlement, district, agriculture, animal husbandry.

  • SÜTÇÜLER’İN BASLICA COGRAFİ ÖZELLİKLERİ
  • KIR YERLESMELERİNİN BASLICA ÖZELLİKLERİ
  • Sütçüler’de Köylerin Rakım Degerleri

Sütçüler ilçesi, Isparta ilinin güneyinde yer almaktadır. Dogusunda Konya iline baglı Beysehir ve Derebucak, kuzey ve kuzeybatısında Egirdir ilçesi, güneyinde Antalya iline baglı Serik ve Manavgat ilçeleri, batısında Burdur ilinin Bucak ilçesi ile çevrilidir (Sekil-1). Yaklasık 128.800 hektar alanı ile Isparta ilinin, hemen hemen % 14’ünü içerirr. Kapladıgı alan itibarıyla Isparta’nın büyük ilçelerinden birisidir. Arazisinin denizden yüksekligi, 250 ile 2500 m arasında degismektedir. Batı Torosların güneybatı, kuzeydogu ve güneydogu dogrultusunda sıkısarak birbiri içine girmesinden meydana gelen üçgen içinde yer alması nedeniyle, Sütçüler’in tamamı daglık bir alan içerisinde bulunmaktadır. İçinde bulundugu fiziki ortamın sonucu topografik yapısı kısa mesafeler içinde degisen, engebeli alanların genis yer kapladıgı Sütçüler’de düz arazi çok azdır. İlçe’de düzlükler genelde plato görünümündedir ve dagların yüksek yerlerinde bulunmaktadır. Sütçüler’de arazinin topografik yapısı ve bitki örtüsü, nüfus ve yerlesmeyi de etkilemistir. Alanının büyüklügünün aksine, Sütçüler az nüfuslu bir ilçedir.